Ana Sayfa  |   MEDU Yurtdışı Eğitim  |   İnsan Kaynakları  |   S S S  |   Linkler  |   İletişim  |   11. Yıl  
MEDU YURTDIŞI EĞİTİM: Yurtdışı Eğitim Programlarında Kalite ve Güvenin Adresi

Yurtdışında Alacağınız Dil Eğitimi Öncesinde:

.

…..‘ Bir dilin öğrenilmesi için, mutlaka o dilin ana dil olarak konuşulduğu bir ülke, kültür içinde yaşamaktır. ‘ diyor dil bilimciler.

…..Ortalama olarak ilk 2-5 haftanız içine yeni girdiğiniz kültüre, ortama, koşulllara, adetlere vb. durumlara alışmak ve adapte olmak ile geçecektir. İlk günlerinizde ve bazen haftalar alan bir sürede konuşulanları anlamakta zorlanacak konuşmalara katılmakta çekimser kalacaksınız.

Bu süreç yurtdışına ilk kez çıkan ( İngilizcesi birçok kişiden iyi olanlar için dahi geçerli bir durumdur. ) kişilerin adapte olabilme hızlarına göre değişecektir. Kimileri bu süreyi 4-5 günde atlatırken kimileri için 1 - 1.5 ay sürebilir. Bu süreçte kelimelerden çok olaylara konsantre olduğunuz taktirde kelime haznenizden de bildiğiniz kelimeleri ard arda ekleyince konuşulan konudaki ana fikri anlamanız çok zor olmayacaktır.

…..Önemli ve atlanmaması gereken bir konu da; anlamadığınızda  tekrar sormaktan, daha yavaş ve net konuşulmasını rica etmekten asla çekinmemenizdir. Bu şekilde hareket ederseniz, adaptasyon sürecinizi de hızlandırmış olursunuz. Aksi halde anlamadıkça daha çok baskı altına girip, işleri kendi adınıza daha da zorlaştırabilirsiniz. Bununla beraber yanlış yapmaktan korkmayın, zaten sizlere gerektiği gibi hoşgörü gösterilecek, söylediklerinizde ne demeye çalıştığınız anlaşılmaya çalışılacaktır.

…..Süreçte ikinci bir aşama ise; kısa bir süre sonrasında dili öğrendiğiniz hissine kapılmanız olacaktır. Genel olarak öğrencilerimiz bu yanılgıya düşmektedirler. Bu süreçte aslında esas olarak öğrendiğiniz bulunduğunuz ülkenin kültürüdür ve sizi dili öğrendim yanılgısına sürükler. Aslında öğrendiğiniz o insanların nerede gülüp nerede ağladığını anlamaktır. Hangi duygularını hangi surat ifadesiyle, hangi sözcüklerle anlattıklarını anlamaya başlamışsınızdır. Buradaki rehavet, dil öğrenme hızınız ve verimliliğinizi azaltabilir.

…..İlk haftalar sonrasında belli bir süre ülkenizi, evinizi, arkadaşlarınızı, kız/erkek arkadaşınızı, öpeğinizi ve herşeyi özlemeye başlayacaksınız. Bunun temel nedenlerinden birisi gittiğiniz ülkede sizi heyecanlandıracak oyalayacak bir şeyin kalmamış olduğunu düşünmeniz ve artık SICAK ve GÜVENLİ ortamınıza dönme vaktinin geldiğine inanmanızdır. Tabi dili de öğrendiğiniz konusundaki yanılgı da bu durumun destekleyicisidir.

…..Bu süreç de atlatıldıktan sonra yabancı dilin, içinde bulunduğunuz kültürün inceliklerini öğrenmeye başlayarak gerçek arkadaşlıklar gerçek dostluklar kurma aşamasına geleceksiniz. Sonraki her ay  dilbilginizi geliştireceğiniz anadili İngilizce olan arkadaşlarınızla kelime bilgilerinizi tazeleyeceğiniz süreçtir ve bu sürece geçmeniz demek  verim almaya başladınız demektir.

…..Eğer belli bir süreçte, gerçekten de belli bir seviyeye gelmiş de dahi olsanız, dil öğrenimini / kullanımını tamamen durdurursanız, herşey eski temellerine doğru gerilemeye başlayarak emeğinizin önemli bir kısmını geri alacaktır. Bu yüzden dil öğrenme süreci hiç bitmemelidir. Yani bir şekilde ingilizce, kitap okumaya çalışmak, filmler seyretmek, arkadaşlarınızla bağınızı koparmamanız önemlidir.

…..Dil öğrenim sürecinizi hızlandırmak için, bulunduğunuz ülkedeki günlük gazeteleri mutlaka okuyun. Gazetelerde günlük hayattan çok farkl terimler, tamlamalar, kelimeler, anlamlar göreceksiniz. Bu da size emin olun ki öğrendiğiniz dili tam anlamıyla öğrendim diyebilmeniz için daha uzun bir yolunuz olduğunu gösterecektir. Başlangıçta sürekli sözlük kullanmak size sıkıcı gelebilir ancak zaman geçtikçe kelime hazinenizin geliştiğini ve sözlüğe daha az gereksinim duyduğunuzu fark edeceksiniz. Günlük gazete okumak ayrıca size gündemi takip etme dolayısıyla güncel olaylar ile ilgili sosyal diyaloglara katılabilme avantajını da sağlayacaktır.

…..Yollarda geçirdiğiniz zamanları, kulaklık radyolarından yerel kanalları dinleyerek, anlamaua çalışarak kullanailirsiniz. Bu da eğitiminizin bir parçası olabilir çünkü program yapan her bir programcının / sunucunun / konuğun farklı bir aksanı, stili ve konuşma biçimi vardır ve sizleribu farklılıklara aşina hale getireceklerdir. BBC gibi müzik yayını olmayan radyo kanalları  hem kulak dolgunluğunun oluşmasında hemde aksana aşinalık kazanma konusunda yardımcı olacaktır. Başlangıçta konuşulanların çok azını anlayabiliyorken zaman ilerledikçe anlama oranınızın arttığını fark edeceksiniz. TV izlerken işitme engelliler için teletex yayınından altyazıları açarak konuşmaları daha rahat takip edebilirsiniz.

…..Kendi seviyenize uygun hikayeler, romanlar, dergiler okumak da hemkelime haznenizi hem de günlük kullanımı anlayabilme yeteneğinizi geliştirecektir. Öğrendiğiniz gramer yapılarını gündelik konuşmalara uygulama konusundaki becerinizi arttıracaktır.

…..Beli bir seviyeye yükseldikten sonra, İngilizce-İngilizce sözlük kullanımı sizin için çok verimli bir hale gelecektir. Kelimelerin farklı anlamları ile birlikte cümle içinde nasıl kullanıldığına dair de örnekler görmek bilinçaltınıza da bu kullanımları yerleştirecektir. Aynı zamanda kelimenin hangi zarflar ile birlikte kullanıldığı, geçmiş zamanlarını, mecaz anlamlarını da görme imkanınız olacaktır bu sayede. Genellikle bir kelimeyi kullanabilmek için anlamını bilmek yeterli olmamaktadır. Dolayısıyla MEDU Yurtdışı Eğitim olarak; öğrendiğiniz her yeni kelimeyi bir İngilizce-İngilizce sözlükten çalışmanızı tavsiye etmekteyiz.

…..Yurtdışında iken anadil olarak İngilizcenin konuşulduğu bir sosyal ortamda bulunuyor olmak; uçaktan indiğiniz andan itibaren alışveriş yaparken, bir toplu taşıma aracında seyahat ederken, bir müzeyi gezerken, sinemaya giderken, adres sorarken ve aklınıza gelebilecek her durumda görevlilerle diyalog kurmak, soru sormak, karşınıza çıkan her şeyi okumak, her anonsu dinlemek vb. herşey size bir DERS niteliğinde olacaktır.

…..En önemli konuların başında ise sosyallik seviyenizdir. Yani ne kadar çok sosysal olup, ne kadar çok arakdaş gruplarına dahil olup, ne kadar çok pratik yaparsanız, o kadar çok ve o kadar hızlı öğrenirsiniz.

…..Okullarda ve gramaer kitaplarında alacağınız eğitim, genel eğitiminizin en fazla %35 i ni kapsayacaktır. Geri kalanı bulunduğunuz ülkedeki iletişim beceri ve yoğunluğuna göre şekillenecektir. Yeni öğrendiğiniz şeyleri mutlaka dilinize adapte etmeye gayret edin. Yeni kullanmaya başladığınız kalıplarda sürekli yanlış yapsanız da yılmayın. Sonunda bu kalıpların dilinize yerleştiğini göreceksiniz. İngiltere’de iken bütün çevrenizden sürekli bir şeyler öğreniyor olacağınız için, bu hızlı bilgi akışı içinde kullanmadığınız şeyleri unutabilirsiniz. Özellikle ana dili İngilizce olan insanlarla konuşurken kullandıkları yapılara, kelimelere, neyi ne şekilde ifade ettiklerine  çok dikkate edin. Çoğunlukla insanları cümle içinde yakaladığınız bir kelimeden yada mimiklerinden bile anlayabilirsiniz ancak dikkatli dinleyerek, kullanılan yapıları ayırt ederek hafızanıza almaya çalışmanız öğrenmenizi kolaylaştıracaktır.

…..Bununla birlikte, yukarda belirttiklerimizin tam tersi olarak da; Türkçe konuşlan sosyal ortamlardan ve Türk arkadaş çevrelerinden uzak olmak VEYA en azından aranıza bir İngilizce konuşan arkadaş katmak gerekmektedir. Aranızda bir yabancı dahi olsa, o zaman sizlerin de Türkçe konuşmasına imkan kalmayacaktır ve pratik seviyeniz artacaktır. Bu durum İngilizce düşünmeye başlayabilmek ve sadece İngilizce’ye konsatre olabilmek açısından çok önemlidir.

…..Son oalrak da Türkiye’ ye dönmeden önce IELTS, TOEFL gibi uluslararası geçerliliği olan sınavlardan birine, eğer yeterli seviye iseniz, mutlaka girin, başardıklarınızı belgeleyin. ..


yurtdışı eğitim, YURTDIŞI EĞİTİM,

yurtdışı eğitim, YURTDIŞI EĞİTİM